Temel mağazaya girer, etrafına bakınır. Gözü akıllı saatlerin olduğu standa takılır. Satıcı hemen yanına yaklaşır.
Satıcı:
– Merhaba, hoş geldiniz! Size nasıl yardımcı olabilirim?
Temel:
– Şu akıllı saatlerden bakayrum da…
Satıcı:
– Elbette. Ne gibi özellikler arıyorsunuz? Adım sayar, kalp ritmi ölçer, mesaj gösterir, GPS var…
Temel:
– Yoo, yoo… Bunlara gerek yok. Zamanı doğru göstersin yeterli!
Satıcı (hafif şaşkın):
– Sadece zamanı mı?
Temel (başını sallar):
– He ya. Geçen bir saat aldım, 5 yıl ileriyi gösteriyordu. O yüzden kendi düğünüme gitmedim!
Satıcı bir an durur, sonra gülümsemeye başlar.
Satıcı:
– O hâlde size “geleceği gösteren” değil, “şu anı bilen” bir saat verelim!




