Köyün birine, herkesin adını duyduğu meşhur bir şeyh misafir olur. Köylüler büyük bir saygıyla karşılayıp onu baş köşeye buyur ederler. Hep birlikte oturulup sohbet edilirken, herkesin aklında aynı merak vardır: “Acaba şeyh nasıl bir keramet gösterecek?”Tam bu sırada şeyh, konuşmanın ortasında ara ara irkilir gibi yapıp yüksek sesle “Hoşt!” diye seslenir.Köylüler bunun sıradan bir şey olmadığını düşünür; belli ki bir hikmet, bir keramet vardır ama ne olduğunu bir türlü çözemezler. İçlerinden biri dayanamayıp sorar: — Efendim, az önce birkaç kez “Hoşt!” dediniz. Bunun hikmeti nedir?Şeyh, köylülerin dikkatle kendisini izlediğini fark edince ağırbaşlı bir edayla cevap verir: — Uzak diyarlarda bir köpek, caami’nin duvarına işemeye yelteniyor. Onu görüyorum ve “Hoşt!” diyerek kovuyorum.Bu sözler köylüler üzerinde derin bir etki bırakır. Şeyhin büyüklüğüne olan inançları daha da artar; herkes kendine çeki düzen vermeye, daha dikkatli ve edepli davranmaya başlar.
Şeyh




